Manisa Valiliği
Manisa Valiliği
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü
Manisa Valiliği
Manisa Valiliği

Deprem Geliyorum Diyor...

12.09.2012
Deprem Geliyorum Diyor...
DEPREM GELİYORUM DİYOR...

 

Uğur KABAŞ
   İnş. Müh.
Manisa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü
 
Van Bölgesinin Deprem Kuşağındaki Yeri
 
— Van bölgesi Arap plakasının kuzeyinde yer alan Avrasya plakasına yakınlaşmasıyla beraber kuzey-güney yönlü sıkışma kuşağı içinde yer almaktadır. Bu sıkışma, genel olarak doğu-batı uzanımlı bindirme fayları ile kuzeybatı-güneydoğu sağ yönlü ve kuzeydoğu-güneybatı uzanımlı sol yönlü doğrultu atımlı fayların oluşmasına neden olmaktadır.
       23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen Mw 7.2 olan depremin odak noktası Van şehrinin yaklaşık olarak 30 km. kuzey batısında yer almaktadır.Van Gölü havzasındaki geçmiş deprem etkinliği ve yerleşimlerin zemin özellikleri dikkate alındığında depreminin oluşumu gerek yer gerekse büyüklük ve oluşturduğu yıkım açısından bir sürpriz olmamıştır.Bu yazı hazırlandığı tarihe dek 5000’ in üzerinde artçı sarsıntının meydana geldiği bölgede özellikle Van Merkez ve Erciş ilçesinde ayrıca civar köylerde en fazla can ve mal kaybı yaşanmıştır.
Toplamda 644 kişi yaşamını depremlerde kaybetmiş olup 2000 in üzerinde yaralı vardır.Ayrıca                                                            3000’ in üzerinde yapıda ağır-yıkık hasar meydana gelmiştir.    
 

 

2 Farklı Deprem

  • 23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen Van Depremi ve onun artçı şokları dışında 9 Kasım 2011 tarihinde Van gölünün güneydoğusunda Edremit civarında Mw 5.6 büyüklüğünde bir önceki ana ve artçı depremlerinin meydana geldiği alan dışında bir başka deprem daha meydana gelmiştir. Meydana gelen bu deprem, daha önce meydana gelen ana şoktan ve onun artçılarından farklı sismik özellikler göstermiştir. M=5,6‘lık deprem M=7,2‘lik depremin yalnızca 251‘de biridir. M=7,2‘lik depremin yeri yamultması 2,4 metre olmuş, deprem 29 saniye sürmüştür. 5,6‘lık depremin yamultması ise 2,2 metre olmuştur. Kırık boyu ise 7,2 için 57 km, 5,6 için 11 km olarak kestirilmiştir. 5,6 için atım 0,2 metre olmuştur. 7,2‘lik depremin 1/251‘i olan 5,6‘lık depremin Van‘da etkili olmasının başlıca nedenleri ;
  1. Deprem odağının göreceli yakın olması (17 km. )
  2. Depremin sığ olması
  3. Van’ ın yersel tabakasının ve zemin yapısının jöle gibi sarsıntılarda aşırı çalkalanıp, sarsıntının etkisini büyütmesi
  4. Bir önceki ana deprem ve artçılarının sonucunda mevcut yapıların yorulması
  5. Van bölgesinin karmaşık tektonik yapsında yer alan mevcut fayların öngörülemeyecek şekilde birbirlerini tetiklemeleri
 
Yapıların Değerlendirilmesi
 

— Van depreminde meydana gelen hasarların sebepleri daha önce yaşadığımız deprem hasarlarından farklı değildir. Genel olarak bu hasar sebepleri basit mühendislik kurallarına uyulmaması ve taşıyıcı sistem oluşturulmasında basit kuralların göz ardı edilmesi olarak verilebilir. Ayrıca yetersiz kalite ve mukavemette malzemenin kullanılmış olması, bilinçsiz ve yanlış işçilik, çok katlı betonarme binaların mühendislik hizmeti almamış olması da diğer önemli hasar sebebi olarak ifade edilebilir. Bu sebepler aşağıda daha ayrıntılı biçimde de verilebilir:

 

A-) Betonarme Binalar
      Beton kalitesinin düşük olması önemli bir hasar sebebidir. Beton üretiminde uygun granülometrinin kullanılmaması, kullanılan malzemede sadece dere çakılının kullanılması, kırma taşın bulunmaması beton dayanımın düşük olmasında sebep olmuştur. Örnek olarak, 2003 yılında inşa edilmiş Van merkez Cumhuriyet Mahallesinde yer alan 3 bloktan oluşan bir sitede hasar almış zemin kat kolonunda donatı sıyırması yaparken yumruk büyüklüğünde kaya parçası betonun içinde bulundu.Elle dahi un ufak halde betonu eşeleyebildik. Her hangi bir karot alımına veya diğer deneysel yöntemlere başvurmaya gerek olmadan mühendislik deneyimiyle mevcut yapılardaki beton mukavemetinin dehşet verici kadar kötü olduğu anlaşılabilmektedir. Bunun gibi 1980 lerde inşa edilen Van''daki bir kamu binasında C18 betonu öngörülürken ortalama dayanımı 15MPa ve standart sapması 4.5MPa olarak belirlenmiş ve bu beton C8 olarak tespit edilmiştir.
Uygun donatı düzeninin sağlanamaması diğer bir önemli hasar sebebidir. Etriyelerin 135 derece yerine 90 derecelik kancalarla oluşturulması, bindirme boylarının kısa tutulması, kolon-kiriş birleşim bölgelerinde etriye bulunmaması, nervürlü demir yerine düz demir kullanılmış olması ve bu demirlerin korozyona uğraması sebebiyle çekme dayanımlarının oldukça düşük olduğu kanısına varılmıştır. Ayrıca taşıyıcı sistemin farklı elemanlarında yapılan sıyırmalarda görüldüğü üzere; projeye uygun olmayan ebatta ve kalitede gelişi güzel olarak tamamen usta ve şantiyede çalışan işçilerin becerilerine bırakılmış donatı yerleşimi yapıldığı gözlemlenmiş olup, herhangi bir mühendislik hizmetinden faydalanmadığı açıkça görülmektedir.

Yetersiz taşıyıcı sistem oluşturulması diğer bir sebep olarak sayılabilir. Mimari projeler oluşturulurken statik açıdan binada deprem sırasında oluşabilecek burulmalar, kat düzensizlikleri, açıklığı fazla olan kirişlerin tercih edilmesi ve özellikle en çok hasarın gözlemlendiği kolon-kiriş birleşim bölgelerinde güçlü kolon-zayıf kiriş prensibi öngörülmediğinden çatlaklar bu bölgelerde fazlaca oluşmuştur.Tasarım anlamında mühendislik ve mimarlık hizmetinin de sınıfta kaldığı acı bir gerçek olarak gün yüzüne çıkmıştır.
— B-) Kerpiç Binalar
                Taşıyıcı duvarlarda kullanılan kerpiçlerin bölgenin hava şartları ve yapımlarının üzerinde geçen zaman dolayısıyla zayıflamış olması, geçilen açıklık mesafelerinin fazlalığından enine rijitleşmelerinin yetersiz oluşundan dolayı çapraz çatlakların fazlasıyla oluştuğu ayrıca çoğu yapıda rijit bir çatı sisteminin olmaması, kullanılan harç malzemesi olarak genelde çamur kullanılmış olması hasar sebeplerinden en göze çarpanlarıdır.
C-) Taş ve Briket Binalar 

Taşıyıcı duvarlarda kullanılan taş ve briketin çoğunlukla çamur harcı ile birleştirilmesi ve bunların zamanla ve hava şartlarının etkisiyle yıkanıp kaybolması ve duvarlar birimlerinin bağlantısız bırakması en önemli hasar sebebidir. Özellikle depo veya hayvan ağılı olarak kullanılan bir katlı olan ve planda uzun bir dikdörtgende bulunan binalarda uzun kenardaki duvarların sadece iki uçta bağlantısı olması, binayı enine doğrultuda çok zayıf duruma getirmiştir. Bu durumun pek çok bina hasarının sebebi olduğu gözlenmiştir. Bu hasar sebebi genel olarak yığma duvarlarda yeterli mesafede enine rijitleştirmelerin bulunmaması olarak genelleştirilebilir. Binalarda rijit döşemelerin bulunmaması, duvarların beraber çalışmasını engellemesi de diğer bir hasar sebebi olarak ifade edilebilir. Ayrıca binaların yapımında kullanılan taş ve briketlerin malzeme kalitelerinin yetersiz olduğu tespit edilmiştir.
Sonuç ve Öneriler
— Van’ da meydana gelen depremler bir kez daha yapılarımızın mevcut durumunun çok kötü olduğunu ve ülkemizin kıtalararası levha hareketlerinin en aktif olduğu deprem kuşaklarında yer aldığının bilinciyle yeni yapılan inşaatlarımızın deprem yönetmeliği hükümlerine uygun tasarımının yapılarak, projelerin sahada en doğru şekliyle (malzeme, işçilik vb.) uygulanması gerekmektedir.Yakın zamanda yeryüzünün farklı noktalarında meydana gelen büyük depremlerde daha az can ve mal kaybının meydana gelmesinin en önemli nedeni mevcut yapı stoğumuzun kötü durumda olmasıdır. Bakanlığımızın da üzerinde özenle çalıştığı kentsel dönüşüm çalışmalarının özellikle büyükşehirlerimizde acilen hayata geçirilmesi, bu çalışmalar yapılırken sosyal ve ekonomik olarak insanlarımızın hakkının korunması gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır.
 
 
Facebook’ta Paylaş Twitter’da Paylaş Google Plus’da Paylaş Yazdır